sinavboard
Untitled 1

TÜRKÇE KARMA TESTİ 3 ONLİNE

1)Makalenin en usta kalemi kim, diye sorsalardı hiç düşünmeden Victor Hugo derdim. Nesire verdiği bir tat, bir büyü var ki kimse ona ulaşamıyor. Tılsımlı bir yazar Victor. Şunu demişti: “sinirliyim; çünkü o gün  hava çok sıcaktı.” diye yazıyorum;fakat kağıdımın üzerinde sıcak hissedilmiyor, kağıdım sıcak değil. Ne oluyor bana, neden anlatamıyorum o sıcağı.
Bu parçada  sözü edilen kişinin kızgın almasının asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidi
Sanatçının yeteneksizliği
Yazdıklarının ,inandırıcı olmadığını fark etmesi.
Samimi bir dil kullanmak istemesi
Ayrıntıya yer vermesi
Yazılarının samimiyetsizliği
2) Bırakalım romanlarını, her biri bir roman boyutuna yakın öyküleri, kuruluşları, yapıları, şiirli ve yoğun etki güçleriyle birer ustalık örneğidir. Nerde, neyi, ne kadar söyleyeceğini bilmesi, bunu yazdığı her satıra sindirmesi, titiz çalışması, onu Türk edebiyatında başköşeye oturtmuştur.r /> Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?
Eserlerinin teknik yönden kusursuz olduğuna
Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olduğuna
Nitelikli ve kalıcı şiirler ürettiğine
Farklı türlerden eserler verdiğine
Özgün bir üsluba sahip olduğuna

3) “….Onları atınız, insan da kalmaz. Hatıralar zihnimizden geçtikleri, bizden birer parça oldukları, bir daha yaşanmayacak olan duyguları taşıdıkları için, değerde ölçüsüzdürler. Hatıralar, zaman içinde uzaklaşarak koyulaşan sislere büründükçe güzelleşirler.”
Bu parçanın başına getirilebilecek en uygun cümle, aşağıdakilerden hangisidir?
 Hatıralarımızda hem üzüntüler hem sevinçler saklıdır.
 Hatıralar, yaşantımızı süsler, zenginleştirir.
 Yaşlıları ayakta tutan güç hatıralarıdır.
 Hatıralar, sadece insanlara özgüdür.
Hatıralar insan hayatının dokusu, insan hayatının kendisidir.

4) Toplumun meseleleri ile ilgilenmeyen edebiyat, bence eksik, gedik sayılır. Bugün Batı’da yazar, çerçevesinde aynı zamanda en ileri bir düşünür olarak kabul edilir. Elini eteğini toplumdan çekip fildişi kulesinde kozasını ören sanatçı tipi, komşu kızı için sararıp solan platonik âşık tipi kadar modası geçmiş bir yaratıktır.
Bu parçada anlatılanları özetleyen yargı aşağıdakilerin hangisindedir?
Sanatçının, bireysel konuları işlemesi onun gelişmemişliğini gösterir
Edebiyat da, sanatçı da toplumsallıktan ayrı düşmemelidir.
Edebiyatımızın gelişebilmesi için Batılılaşma çabalarını hızlandırmalıyız.
İyi bir yazar, her şeyden önce bir bilge olmalıdır.
Türk sanatçısı her zaman Batı sanatçısını örnek almalıdır.



5) Türk edebiyatı, yüzyıllar boyu kaynaklarını salt duygulanımlarda aradı durdu. Duygulanmanın bir edebiyatın doğması için tek başına yeterli olduğu sanıldı. Sanatçılar düşünce edinmekten, düşünce taşımaktan çekindiler. Böylece ne kalıcı, ne de etkileyici bir edebiyat konabildi ortaya.
Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerin hangisidir?
Sanat yapıtları, duyguların anlatımına elverişli bir araç değildir
Çağdaş düşünmeyen bir sanatçı, nitelikli yapıtlar veremez.
Düşünceden yoksun, sadece duygulara dayanan sanat yapıtı uzun ömürlü olamaz.
Özgür düşünce ortamının olmaması, Türk edebiyatının gelişimini kösteklemiştir.
Etkileyici ve kalıcı bir yapıtta duygulara yer yoktur.
6) Abdülhak Hamit, kendinden önceki Tanzimatçıların getirdiği görüşleri çok daha ileriye götürür. Doğanın güzellikleri karşısında hayranlık duyar. İnsan iradesini ön plana alır. Divan şiirinin son kalıntılarını yıkar. Tanzimat şiirlerinde yeni bir hava yaratır. Ölüm, aşk, vatan, millet doğa konularını kâh epik kâh lirik bir dille işleyen bir şairdir. Ancak bu yoğun duyguları dile dökerken dil kurallarını zevksizliğe düşecek kadar zorlar.
Aşağıdakilerin hangisi, bu parçada tanıtılan sanatçının özelliklerinden değildir?
Dile yeni kurallar getirerek dili geliştirmesi
Şiirlerinde çok değişik temalar işlemesi
Divan şiirinin son izlerini silmesi
Tanzimat şiirine bir renk katması
Anlatımında kimi zaman pürüzler görülmesi
7) Bir şiir, diyelim beş on mısra, şöyle sözcükler ya da sözler olsun içinde: “ Kırık, sönerken,ağır, kan ter içinde, siyah, dar, uzakta, halsiz…” Bunların arasında, anlayamadığımız, anlamlarını birden anlayamadığımız imajlar da bulunsun. Biz bu körkayaların, altta koca bir karaya bağlı olduğunu, yani bu şiirin bir yaşama bezginliği şiiri olduğunu kolaylıkla kestirebiliriz.
Bu parçadan aşağıdaki sonuçların hangisine ulaşılabilir?          
Bir şiirin tadına varabilmek için o şiirin tümünü okumaya gerek yoktur.
Şiirde kullanılan her sözcüğün bir işlevi olmalıdır
Şiirin etkileme gücü, o şiirde kullanılan sözcüklerin etkileme gücüne bağlıdır
Bir şiirde kullanılan sözcükler, o şiirin içeriğiyle ilgili ipuçları verebilir
Bir şiirin uzunluğu o şiirin niteliğiyle doğru orantılıdır
8) Evet, şöyle söyleyebilirim: dağcılık gibi. Dağcılık da çok güç bir uğraş; ama bu sporu severek yapan birçok insan var. Yazmak da güç ben yazmayı seviyor, yazarken çok mutlu oluyorum. Yazmaktan aldığım tat da yazmanın getirdiği sıkıntılara severek katlanmama neden oluyor.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur?
Sizce, yazma eylemi güç bir uğraş mı?
Sıkıntılı bir uğraş olan yazmaya nasıl katlanıyorsunuz?
Yazı yazarken neler hissediyorsunuz?
Yazılarınızı genellikle ne zaman yazıyorsunuz?
Yazı yazmaktan hoşlanıyormusunuz

9) (I) Dünya yuvarlağı üstünde, sınırlarla sınırlarla ayrılmış bölgelerde konuşulan diller birbirini etkilemiştir. (II) Diller arası etkileşim son derece kaçınılmaz ve doğaldır. (III) Bu etkileşim – bir çeşit kaçakçılık yoluyla- bir sınırdan öbür sınıra geçmiştir. (IV) Bu durum, her ulusun deyimlerindeki ufak tefek benzerliklerden sezilebilir. (V) Atasözlerindeki benzerlikler de bu durumun somut örnekleridir.
 

 II
III
IV
V

 

Hava durumu
ANKARA
Traffic sinavboard.com value Бесплатные ссылки для сайта